İnsanlar Neden Starbucks Mağazasında Kuyrukta Bekler?

“Çay bir iletişim aracıdır” deyişiyle sürekli sosyal medyada paylaşımlar yapan biri olarak, uzun yıllar sonra ilk defa deneyimlediğim evrensel kahvecimiz “Starbucks” üzerine yazmak istediğim yazıyı nihayet çay eşliğinde yazma fırsatım oldu.

5b97629466a97c0d7dd7471a

Instagram’da beni takip edenler bilir. Bundan yaklaşık 2-3 hafta önce Ankara’da bir AVM’de Starbucks mağazası önünde görmüş olduğum kuyruktan etkilenmiş ve “İnsanlar neden bir kahve almak için kuyruğa girer ve saatlerce orada vakit geçirir” diye sormuştum. O kuyruğu görene kadar Starbucks hiç dikkatimi ve ilgimi çekmemişti. O güne kadar da hiçbir zaman kahvesini bile içmemiş, hiçbir deneyim yaşamamıştım. Halbuki Starbucks kendini şu cümleler tanıtmaktaydı; “Bir misafir mağazamıza gelir ve Starbucks baristasından (mağaza çalışanımızdan) bir içecek alır; bu olay tüm dünya genelinde her hafta milyonlarca kez yaşanır ancak her biri benzersiz bir deneyimdir”. 

Starbucks bugün 65 ülkede 21.000’in üzerinde mağazasıyla dünyanın bir numaralı kahve firmasıdır (Kendi deyimiyle). Starbucks’ın bugün Türkiye’de yaklaşık 400’den fazla mağazası bulunmaktadır. Ve ben bu 400 mağazanın birine bile ancak ilk defa deneyimlemek ve bu yazıyı yazmak istediğim zaman girdim. Bana göre daha da ilginç ve şaşırtıcı olan bir durum ise,  espresso bazlı kahvelerin anavatanı olarak bilinen İtalya’da Starbucks’ın ilk mağazasını geçen hafta Milano’da açmış olmasıdır. Görkemli bir postane binası dönüştürülmüş, 2300 metrekarelik dev bir Starbucks mağazası olmuş, İtalyanlar açılışa büyük ilgi göstermişler ve sokaklara taşan kuyruklar oluşmuş.

“Bu insanlar neden Starbucks’ı tercih ediyor?” diye Google’da bir arama yapsanız hemen karşınıza birçok paylaşım çıkabilir. Peki benim Instagram’daki soruma verilen yanıtlar nelerdi? Kısaca özetlemek gerekirse; düşük fiyat ve Türkiye’nin her yerinde aynı fiyat politikası, kaliteli, lezzetli ve her mağazadaki standart tat, hizmet kalitesi, baristaların güler yüzlü olması, self servis, sınırsız Wi-Fi, saatlerce otursanız bile kimsenin sizi rahatsız etmemesi, envai çeşit kahve, rahat oturma alanları, gerçek kahve çekirdeklerinin kullanılması gibi birçok neden daha var.

Gelelim benim gözlemlerime ve Starbucks deneyiminin sonuçlarına. Instagram’daki soruma verilen yanıtların hemen hemen hepsine ben de katılıyorum. Tekrar yazmanın bir anlamı yok J. Öğrencisinden çalışanına, gencinden yaşlısına, masalardaki tek kişilerden gruplara, boş gezenden alışveriş poşetlerini taşıyanlara, bir köşede kitap okuyanlardan cep telefonu veya bilgisayarıyla saatlerce vakit geçirenlere kadar birçok farklı kişi Starbucks mağazalarında görülebilir. Ayrıca yazmak için bugüne kadar beklememin sebeplerinden bir tanesi de bir seferlik deneyim değil o günden sonra birkaç kez daha giderek deneyim yaşamak ve gözlemlemek istediğimdendir. Evet birkaç kez daha gittim ve “İnsanlar neden Starbucks”ta kuyrukta bekliyor sorusuna verilen yanıtların gerçek olduğunu gördüm.

Son olarak ise şunu söyleyebilirim; Starbucks ile ilgili marka iletişimi ve pazarlama konuları başka bir tartışmanın konuları. “Hatta kapitalist dünyanın yakıtıdır”, “Seni sattığı ürünün üzerine adını yazarak kişiselleştirdiğine inandırıp peşinden AVM’ye salar”, “Olimpiyat meşalesi gibi bardağı elinde dolaştırırsın” şeklindeki görüşler de ayrı bir tartışmadır. Belki zamanı geldiğinde bunları da yazar ve tartışırız.

Siz yine de Starbucks’a ister gidin ister gitmeyin. Ancak çaysız da kalmayın. Kalkın bir çay demleyin. Afiyet olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>